20 Nisan 2013 Cumartesi

that winter the wind blows


2013 yılı nisan ayıma damgasını vurmuş bulunmakta pek şahsina munhasır dizi. Sayesinde  sersefil ruhumu daha da derinlere sürükledim ama hiç pişman değilim bi daha bi daha
neler yoktuki acının dibisin diyorum susuyorum.
başıma bi çok şey geldi bu dizide yeniden aşık oldum mesela bu sefer ki herifim evlere şenlik tabi esas kızımızı da tee ne  zamandan beri severim diziye başlarken sadece hatun için başladım ama herifim herşeyi altüst etti.


nasıl da korkarım aman  ya düşersen merdivenlerden

                                                                                    
      nasıl da korkuttu herifimi deli kadın                               nasıl da uzakken yakın olduk birden


nasıl da öperim su gibi...


nasıl da mutlu huzurlu umutluyuz...


nasıl da kaçabiliyorsun acımasızca
peki ya nasıl da huzurluydu yüzünü ilk kez tanıyışım
sana kötülük eden elimden kurtulabileceğini mi sandı

 sonunda
pişman
yeniden görünce (buruklukla karışık mutlu)
olduğun yerde çivilenmek
çivilendiğin yerden yeniden oturuşa geçiş ağız kulaklarda

 huzurlu,mutlu,oh bee korktuğun başına gelmedi 
 sevinç gözyaşları... doğum günü pastası gibi bişey (: 
  biz deliyiz manyağız kafayı yemiş üstelik cici bişeyiz azcık da serseri takımız
 kötü müyüm ıhhh değilim aslında acı doluyum bambaşkayım

not : gelecek sene kış yeniden okuyup özleyip yeniden izlemek için yazdın şekerim bu yazıyı makineden de silmeyip sakladın ayh çok mutlusun bu dizi için ne olcak halin alla cezamı vermiş çoktan da haberim yok galiba ee neyse yeni bir dizi daha yazmaya diyip heyirlerle uğurlandım







                   















13 Mart 2013 Çarşamba

yeniden yaşlandığım hafta




    (:  :(

evet artık üç rakamının yanında bir rakamına da sahibim otuzbir ne boktan bir sayıdır şimdi yazarken anlamış bulunuyorum.bu yaş neler getirip neler alcak belli değil zira hiç sevmedim bu yaşı ne yaparsa yapsın valla hiç umrumda değil.herneyse tabi sevgili kardeşlerim ve kuzen evde yeni yaşımı bir pastayla kutladı bir sürü de hediye aldım hepsi de ayrı heycanlı ayrı zevkliydi valla çok makbule geçtiler.kötü bir zaman zarfı içersindeyiz tüm aile hasta bir amcamız var gülerken bir anda aklına geliverip suratımıza çarpıyo kader.

günler  uyumak ,az yemek,tuvalet ihtiyacları,çay içmeleri,diziler,filmler yeniden sıgaraya başlamayla  geçerken çok derin umutlarla herşey ne kadar da güzel diyen tarafıma öpücükler konduruyorum.aslında o tarafımı da seviyorum ama abi çok canımı sıkıyo bazen dünyada iyi olmak güzel bişey değil kanımca boşver boşver arkadaş diye diye boş çuval kıvamına eriştik 





dizilere gelelim malum yeni diziden çok etkilendiğimden yeni herifimin(In-seong Jo) bir filmini izleyeyim dedim izlemez olaydım demiyorum hala çünkü filmi sevdim ama bi tarafımda kızım ahlak ahlak utan lan  diye diye filmin sonuna kadar geldim allahtan kimseye yakalanmadım filmden sonra herifimden soğudum mu ? oooo hiçde bile (: bu kada yeter sıkıldım sıgara içcem  






boyuna posuna sana doyamıyorum kapıldım seline ah tutunamıyorum.....




 


8 Mart 2013 Cuma

haftalık 2 bir sene üstüne


bu hafta genel anlamda aynı depresif hareketlerinle boğuşuyosun şekerim şuraya içini dökerken bile ne yapsam acaba soru cümlesini söyleyip durdun yakında ölme garantin çok yüksek ölme şeklinde öle sıradan bişi olmaz ya başına tuğla düşer ya kaldırımda yürüken bir araba gelip üstüne çıkar falan aman dikkat. mart ayına da girdik ve suprayss yeniden yaşlanıyosun neler oldu, kötü bir sürü şey iyi hiçbişey ama hala bi çuval dolusu umudun var (tü tü maşalla) çuvalın dibi sürüne sürüne yırtılmaz umarım her neyse neler mi yapıyosun bir sürü dizi izliyosun gene en çok da -that winter the wind blows- ahh heyecanlarım sonunda öldürcek beni bir adam bu kadar güzel mi kullanır gözlerini ve dudaklarını sonra -7th Grade Civil Servant- bu kadar stresin arasına mutlaka bi eğlence sokmalısın dimi aliss gibi saçmalamaz sonu umarım yalnız aynı zamanda -gaksital- izleyip bir oyuncunun nasıl şekilden şekile bürünüp kalite farkı attığı da görmüş bulunuyorum tabi her akşam amerikano filmlerini ihmal etmiyosun allahım ne olacağım ben sonum heyrola... büşramı çok özlediğimi hissediyorum şu anda bundan sonra her hafta yazabilecek misin acaba hea bu hafta en sevdiğin şey de ruhların kaçışı bi adet ejder acayip hayal dünyası fantastik ufff filmin içinde kaybolsaydım ya ne olurdu sanki hadi mutlu ol bebek gülümsediğini hissedebiliyorum  numaracı seni (:

geçen aylarımın en güzel şeysileri

bir film  across the universe



adamım jude newyorka gidiyor ve orada burada gezinirken hatunum lucy ile karşılaşıyor ne oluyosa ondan sonra oluyo böle bi manyak aşk bi manyak müzikler falan oldum olası müzikal tarzı filmlere hastayım bide karakterler böle serseri gibi ruh hastası bişiler oldu mu değme keyfime tabi filmde diğer karakterlerin ilişkileri de böle farksız fiyatsız olaylar bu filmi izleyip de sevmeyene karşı anlama kıtlığı çekme olasığım acayip yüksek ilerde manitamla şiddetli bir şekilde izleneceklere eklendi her bir tarafını koynuma soktuğum filmin en genel mağnalar içeren tarafını ekliyim ki okuyunca hatırlıyım yine...allahım sevgi kelebenki kibilim..ikinci defa izleyince dellendim



iki kitap aşkın gözyaşları tebrizli şems ve hz.mevlana

zilzurna ağladığım ikinci ve üçüncü kitap ki her sayfada hem kendimi sevdim hem kendimden nefret ettim hem mutlu oldum hem ağladım sevincimden ağladım üstelik.değişik....

bir dizi answer to 1997

allahım yareppim bu nası bi pasta çeşididir dedim vişneli krokantlı üstünde de çikolata ve karamel içinde ne ararsan var işte çikolata bana nostaljik gelir hep vişne böyle bi ferahlatır krokant ısırsın tatlı çatur çutur derken bi bakmışsın gözlerin parlamış sahnede karamel ,sarhoş eder gibi heyecan verir yeniden yeniden istersin çok çok çok seversin hala seviyorum gene sevecem ülenn.



12 Mart 2012 Pazartesi

pek mutlu akide şekerli manyamış sevimli filmleriğğmm


1.Jeux d'enfants-cesaretin var mı aşka...
kalp sancısıyla izlediğim hala orda burda görüntülerini görünce yine pırpır titrek sevincime engel olamadığım eti puf kıvamında lalalala... diyerek bayılarak cap!diyorum
inatçı tutkularınzdan öperim
2.Corpse Bride-ölü gelin 
kinci sıra aslında tartışılır ama içinde müzik olan herşeye olan aşkıma binayen bu animasyonu seçmeliyim diye düşündüm içinde harika olmayan hiçbişey yok neredeyse.kelebekler gibi bişey..
en sevdiğim bakışlar 
3.Amelie
acayip bi kadın sepsevimli git aşık ol denilen bi kadının hikayesi bu filmin herbitarafına aşığım müziklerine ayrıca aşık olabilirim hiç dert değil topitop gibi çubuğu hiç çıkmasın şekeri hiç erimesin en aşkito sahne(:
 4.up-yukarı bak



dünyanın en tatlı animasyon dedesi çocukluğundan belli ediyor zaten kendini ancak öle acayip bi çocuk balonlu ev uçurabilirdi.rengarenk masal gibi lunapark kıvamında dişler hep dışarda ayrıca bir sürü mağğnalar o zaman up!  


haftalık 1

sevgili bet kendine çok sevgili bir blog edinmeye karar vereli iki sene oldu ancak şimdi başladın sonradan okuma adına  kafandan geçirdiğin saçmalıkları burada saklamaya,hakikaten çok tembelsin.her neyse kararın her hafta günlük gibi haftalıklar yazmak bu yazı da birincisi işte hadi madem heyirli uğurlu olsun sana.
bu kış başladığım kore dizileri manyaklığında bu hafta tam bir bunalımdayım aklıma geldikçe kalbime de sıkışmalar oluyor gelde delirme diğğğmiğğ oyh! sebebide bad guy allahım nefret ediyorum meşhur kötü adamımızdan ve tabiyki pek sevgili ikinci adamımı böle koynuma sokup saklayasım geliyor içimde ne kadar şefkat varsa al yavrucuğum senin olsun diyorum.bad guy henüz bitmedi ama bu sırada on ikiden sabah namazı saatine kadar ki vakti kardeşlerimle athena yı izleyerek geçirdim bu sabah son bölüm bitti en nefret ettiğim sona sahip dizi listeme ırıs ten sonra bunu da eklemiş bulunuyorum tabiyki iki arada beş derede kalmış kızımız ölmeydi ve tam bir saftirik şanslı bok olan ajancazımız ölmedi o şans bende olsa bende ölmezdim kesin kahretsin berbat bir sondu hiç sevmedim sevenleri de hiç sevmem bu haftaki dizi manyaklığım bu kadar.
çok ama çok önemli bir şey var ki bu hafta benim doğma haftamdı evet otuz yaşım uğurlu mu yoksa 2011 senesindeki gibi en şanssız günlerim mi olcak göreceğiz hiç umudum yok gerçi ne şöyle yakışıklı bir aşk ne afilli afilli paracıklar gezmeler tozmalar cicibici dostlar falan da fişman en azından fabrikada işler iyi olurda para kazanırız diye umud ediyorum ve şu anda tek dost esracımın bebeğinin sağlığına kavuşması yeterli bu seneki aşk dileğimide es geçip dileklerimi iş ve sağlığa tercih ediyorum yine ühühüh...
kendime doğma hediyem olarak ay böle öyle şirin bir notebook aldım sonra uğur böcekli pabuçlarım kardeşcazımdan sonra mini bir forum trabzon turu yani yokluklardan doğan minik bir yaş günü haaa gece yarısı athenanın ortasında gelen miniboy brownileri unutmamalı allahum yareppim çok güldük.
bu hafta içime işleyen cümlelerde şunlar tv de yaşlı bir hatuna sorulan soru ve cevabı
soru: elinizde olsa hangi güne gitmek isterdiniz.
cevap: bütün sevdiklerimin hayatta olduğu bir güne 
haftanın özeti bu cümle aslında (:
diplerdekinotlardan:erkek kişilerin kadın kişilere şirketlerindeki direkt malzemeler gibi davranmaları demirbaşlar gibi sonuna kadar kullan:küfür: 


20 Şubat 2012 Pazartesi

betistanla başla...

 ...huzurla hüzün arasında
aşkla nefret arasında
ev ve evsiz arasında
güzelle çirkin arasında
uzak ve yakın arasında
inceyle kalın arasında
ve kalın ama dayanıksız bir ip üzerinde...papi
حياة دنيا

.....