12 Mart 2012 Pazartesi

pek mutlu akide şekerli manyamış sevimli filmleriğğmm


1.Jeux d'enfants-cesaretin var mı aşka...
kalp sancısıyla izlediğim hala orda burda görüntülerini görünce yine pırpır titrek sevincime engel olamadığım eti puf kıvamında lalalala... diyerek bayılarak cap!diyorum
inatçı tutkularınzdan öperim
2.Corpse Bride-ölü gelin 
kinci sıra aslında tartışılır ama içinde müzik olan herşeye olan aşkıma binayen bu animasyonu seçmeliyim diye düşündüm içinde harika olmayan hiçbişey yok neredeyse.kelebekler gibi bişey..
en sevdiğim bakışlar 
3.Amelie
acayip bi kadın sepsevimli git aşık ol denilen bi kadının hikayesi bu filmin herbitarafına aşığım müziklerine ayrıca aşık olabilirim hiç dert değil topitop gibi çubuğu hiç çıkmasın şekeri hiç erimesin en aşkito sahne(:
 4.up-yukarı bak



dünyanın en tatlı animasyon dedesi çocukluğundan belli ediyor zaten kendini ancak öle acayip bi çocuk balonlu ev uçurabilirdi.rengarenk masal gibi lunapark kıvamında dişler hep dışarda ayrıca bir sürü mağğnalar o zaman up!  


haftalık 1

sevgili bet kendine çok sevgili bir blog edinmeye karar vereli iki sene oldu ancak şimdi başladın sonradan okuma adına  kafandan geçirdiğin saçmalıkları burada saklamaya,hakikaten çok tembelsin.her neyse kararın her hafta günlük gibi haftalıklar yazmak bu yazı da birincisi işte hadi madem heyirli uğurlu olsun sana.
bu kış başladığım kore dizileri manyaklığında bu hafta tam bir bunalımdayım aklıma geldikçe kalbime de sıkışmalar oluyor gelde delirme diğğğmiğğ oyh! sebebide bad guy allahım nefret ediyorum meşhur kötü adamımızdan ve tabiyki pek sevgili ikinci adamımı böle koynuma sokup saklayasım geliyor içimde ne kadar şefkat varsa al yavrucuğum senin olsun diyorum.bad guy henüz bitmedi ama bu sırada on ikiden sabah namazı saatine kadar ki vakti kardeşlerimle athena yı izleyerek geçirdim bu sabah son bölüm bitti en nefret ettiğim sona sahip dizi listeme ırıs ten sonra bunu da eklemiş bulunuyorum tabiyki iki arada beş derede kalmış kızımız ölmeydi ve tam bir saftirik şanslı bok olan ajancazımız ölmedi o şans bende olsa bende ölmezdim kesin kahretsin berbat bir sondu hiç sevmedim sevenleri de hiç sevmem bu haftaki dizi manyaklığım bu kadar.
çok ama çok önemli bir şey var ki bu hafta benim doğma haftamdı evet otuz yaşım uğurlu mu yoksa 2011 senesindeki gibi en şanssız günlerim mi olcak göreceğiz hiç umudum yok gerçi ne şöyle yakışıklı bir aşk ne afilli afilli paracıklar gezmeler tozmalar cicibici dostlar falan da fişman en azından fabrikada işler iyi olurda para kazanırız diye umud ediyorum ve şu anda tek dost esracımın bebeğinin sağlığına kavuşması yeterli bu seneki aşk dileğimide es geçip dileklerimi iş ve sağlığa tercih ediyorum yine ühühüh...
kendime doğma hediyem olarak ay böle öyle şirin bir notebook aldım sonra uğur böcekli pabuçlarım kardeşcazımdan sonra mini bir forum trabzon turu yani yokluklardan doğan minik bir yaş günü haaa gece yarısı athenanın ortasında gelen miniboy brownileri unutmamalı allahum yareppim çok güldük.
bu hafta içime işleyen cümlelerde şunlar tv de yaşlı bir hatuna sorulan soru ve cevabı
soru: elinizde olsa hangi güne gitmek isterdiniz.
cevap: bütün sevdiklerimin hayatta olduğu bir güne 
haftanın özeti bu cümle aslında (:
diplerdekinotlardan:erkek kişilerin kadın kişilere şirketlerindeki direkt malzemeler gibi davranmaları demirbaşlar gibi sonuna kadar kullan:küfür: